Emzirirken Ne Yedim? Ne Yemedim?
Ne annem, ne babam, ne kocam ama en başta ben bırakın sütümün bebeğime yetip yetmeyeceğini, sütümün olacağından olursa dahi emzirebileceğimden o kadar süpheliydik ki.. Zira ben iki kez meme ameliyatı olmuş biri olarak "iki kere kesilen memelerimden süt falan gelmez benim" kaygısı taşıyan bir anne adayıydım. Üstüne üstük 45 kg ağırlığında, zayıf, aman aman yemek yemeyen bir kadındım. Kimse benden 4kg ağırlığında bebek doğurcağımı, ve onu 6 ay su bile vermeden sadece kendi sütüm ile besleyeceğimi tahmin etmiyordu. Ama öyle olmadı. Lina, bir kız bebek olmasına rağmen, yaklaşık 4 kg ağırlığında dünyaya geldi ve ben ilk andan itibaren 6 ay boyunca bebeğimi besleyebildim. Yani bazı inanların düşündüğü gibi " yemedi içmedi sütü olmaz, aman çelimsiz sütü gelmez" gibi safsatalara inanmayın.
Bilahare gebelikteki beslenme düzenimi yazacağım ama bu postta özellikle lohusalık dönemindeki beslenme tarzımdan bahsetmek istiyorum. Uzun uzun yazmayacağım, maddeleyeceğim sadece. Ama ondan önce hem hamişlere hem de yeni annelere söylemek istediğim bir not var. Sütünüz olabilir, olmaya dabilir. Olmaması da olması kadar normal. Lütfen etrafınızdaki duyarsız insanlardan gelen "sütün yetiyor mu" sorularına kulağınızı tıkayın. Bebeğinize ve onunla yaşayacağınız yeni hayatınıza odaklanın.
Yediklerime, içtiklerime, yemediklerime, içmediklerime gelirsek;
- Çokca su içtim. Başucuma bir sürahi, salona bir sürahi ve mutfağa bir sürahi koyduk sadece bana özel. Benim gibi suyu sadece susayınca içen biri için faydalı bir yol oldu. Su ayrıca doğum öncesinde vücutta tutulan ödemin atılması için de çok işe yaradı.
- Koyu yeşil yapraklı sebzeleri çiğ tükettim. Ana öğünlere mutlaka maydanoz ve dereotlu salata koydum.
- Çok sevmeme rağmen marul yemedim. Gaz yapıyor zira.
- Süt içtim ancak, laktozsuz sütlerden tükettim.
- Kafein almadım. Kahve içmedim. Anne sütüne geçen kafein bebeklerde uykusuzluk yapabiliyor.
- Bulgur yerine pirinç pilavı yedim, ancak bunu minimum seviyede tuttum. Doğum sonrası kilolardan arınmak adına ana öğünlerimde proteinin yanına bol ama çok bol yeşil yapraklı salatalar hazırladım.
- Acı ve ekşi yemedim. Bunlar da anne sütüne ve ordan da bebeğe geçiyor.
- Mercimek, nohut ve fasülye tüketmedim. Eğer çok canınız çekiyor ya da o günün mutlak öğünü olacaklarsa mutlaka pişme esnasında yemeklerinize kimyon ekleyin.
- Baharatlı yemek yemedim.
- Lifli gıdalar tükettim.
- Çok tuzlu yemeklerden kaçındım.
- Her gün en az 1 adet yumurta yedim.
- Sütün lezzeti de en az miktarı kadar önemli. Bu sebeple rengarenk beslendim.
- Ana öğünlere protein koydum. Özellikle balık yanında bol yeşil salata
- Ana öğünlere gaz yapıcı malzemeler içermeyen çorbalar içtim. Sıvı alımını arttırdım.
- Sulu yemekleri çok tükettim.
- Sıfır şekerli yapılmış meyve hoşafları içtim. Meyvelerini de posaları sebebiyle yedim.
- Portakal mandalina gibi asitli meyvelerden uzak durdum.
- Alkol almadım. (Oldu ki aldınız ya da alacağınız bir ortama girdiniz, sütünüzü önceden sağın ve saklayın, sakladığınız bu sütü bebeğinize içirin. Alkol tüketimi akabindeki min 12 saatlik dilimde sütünüzü sağın ancak bunu bebeğinize vermeyin)
- Bol bol emzirdim ve mememde süt biriktirmedim, sürekli sağdım ve süt saklama kaplarında derin dondurucuda üzerlerine tarih yazarak muhafaza ettim.
- Çevremden yardım istedim, uykusuz gecelerimi gündüz telafi etmeye çalıştım.
- Moral bozukluğumu bertaraf etmeye çalıştım.
Şimdi hayatımı kökten değiştiren o günleri özlemle düşünüyorum. Siz de bu günlerinizi mutlu ve huzurlu yaşamaya çalışın ne olur, çünkü bebeğinizin ilk günlerini ve haftalarını birer anı olarak saklıyor olacaksınız..
Sevgiyle kalın,
Kisses & Love,
Aybik
Bilahare gebelikteki beslenme düzenimi yazacağım ama bu postta özellikle lohusalık dönemindeki beslenme tarzımdan bahsetmek istiyorum. Uzun uzun yazmayacağım, maddeleyeceğim sadece. Ama ondan önce hem hamişlere hem de yeni annelere söylemek istediğim bir not var. Sütünüz olabilir, olmaya dabilir. Olmaması da olması kadar normal. Lütfen etrafınızdaki duyarsız insanlardan gelen "sütün yetiyor mu" sorularına kulağınızı tıkayın. Bebeğinize ve onunla yaşayacağınız yeni hayatınıza odaklanın.
Yediklerime, içtiklerime, yemediklerime, içmediklerime gelirsek;
- Çokca su içtim. Başucuma bir sürahi, salona bir sürahi ve mutfağa bir sürahi koyduk sadece bana özel. Benim gibi suyu sadece susayınca içen biri için faydalı bir yol oldu. Su ayrıca doğum öncesinde vücutta tutulan ödemin atılması için de çok işe yaradı.
- Koyu yeşil yapraklı sebzeleri çiğ tükettim. Ana öğünlere mutlaka maydanoz ve dereotlu salata koydum.
- Çok sevmeme rağmen marul yemedim. Gaz yapıyor zira.
- Süt içtim ancak, laktozsuz sütlerden tükettim.
- Kafein almadım. Kahve içmedim. Anne sütüne geçen kafein bebeklerde uykusuzluk yapabiliyor.
- Bulgur yerine pirinç pilavı yedim, ancak bunu minimum seviyede tuttum. Doğum sonrası kilolardan arınmak adına ana öğünlerimde proteinin yanına bol ama çok bol yeşil yapraklı salatalar hazırladım.
- Acı ve ekşi yemedim. Bunlar da anne sütüne ve ordan da bebeğe geçiyor.
- Mercimek, nohut ve fasülye tüketmedim. Eğer çok canınız çekiyor ya da o günün mutlak öğünü olacaklarsa mutlaka pişme esnasında yemeklerinize kimyon ekleyin.
- Baharatlı yemek yemedim.
- Lifli gıdalar tükettim.
- Çok tuzlu yemeklerden kaçındım.
- Her gün en az 1 adet yumurta yedim.
- Sütün lezzeti de en az miktarı kadar önemli. Bu sebeple rengarenk beslendim.
- Ana öğünlere protein koydum. Özellikle balık yanında bol yeşil salata
- Ana öğünlere gaz yapıcı malzemeler içermeyen çorbalar içtim. Sıvı alımını arttırdım.
- Sulu yemekleri çok tükettim.
- Sıfır şekerli yapılmış meyve hoşafları içtim. Meyvelerini de posaları sebebiyle yedim.
- Portakal mandalina gibi asitli meyvelerden uzak durdum.
- Alkol almadım. (Oldu ki aldınız ya da alacağınız bir ortama girdiniz, sütünüzü önceden sağın ve saklayın, sakladığınız bu sütü bebeğinize içirin. Alkol tüketimi akabindeki min 12 saatlik dilimde sütünüzü sağın ancak bunu bebeğinize vermeyin)
- Bol bol emzirdim ve mememde süt biriktirmedim, sürekli sağdım ve süt saklama kaplarında derin dondurucuda üzerlerine tarih yazarak muhafaza ettim.
- Çevremden yardım istedim, uykusuz gecelerimi gündüz telafi etmeye çalıştım.
- Moral bozukluğumu bertaraf etmeye çalıştım.
Şimdi hayatımı kökten değiştiren o günleri özlemle düşünüyorum. Siz de bu günlerinizi mutlu ve huzurlu yaşamaya çalışın ne olur, çünkü bebeğinizin ilk günlerini ve haftalarını birer anı olarak saklıyor olacaksınız..
Sevgiyle kalın,
Kisses & Love,
Aybik


Yorumlar
Yorum Gönder